2 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Son 1 yıl
  • Poetry
Dergiler
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

Şiirde Anlatı ve İmge Analizi: “Meryem” Şiirine Yeni Bir Yaklaşım

Erdem · 2025, Sayı 89 · Sayfa: 187-208 · DOI: 10.32704/erdem.2025.89.187
Tam Metin
Şiir, insanlık tarihinin en derin köklerine kadar uzanan, evrensel bir sanat formu olarak kabul edilir. Dilin estetik kullanımıyla öne çıkan şiir; ritim, ses, duygu ve imge gibi çeşitli ögeleri bir araya getirerek, okuyucularına yeni bir anlam evreni sunar. Şiirin katmanlı ve derin bir yapısı vardır. Bu yapı, okuyucuya şiiri kendi kişisel deneyimleri ve duygularıyla ilişkilendirme fırsatı sunar. Dolayısıyla, her bir okuyucu, aynı şiiri farklı bir perspektiften değerlendirerek, şiire kendine özgü bir yorum katar. Bu özelliğiyle şiir, çok sayıda farklı yorum ve anlamın ortaya çıkmasına imkân tanır. Her okuyucunun duygu dünyası, deneyimleri ve bakış açısı farklı olduğundan şiir de her defasında yeni bir şekilde yorumlanabilir. İnsanın anlam arayışı, şiirin ortaya çıkışı kadar eski bir kökene sahiptir. Önüne konulan şeyin altını kazımak isteyen insan şiirle karşılaştığında da bunu yapmak ister. Bu da insanı kelimelerin beraberinde birçok alt anlam getirdiği şiirde çözümlemeler yapmaya götürür. Şiirin katmanlı yapısı da bu denli anlam arayışlarına oldukça müsaittir. Şiir tahlili, bu anlam arayışına bir yol bulma amacını taşır. Şiirin derinlemesine incelenmesi, içsel ögelerin ve dilin kullanımının daha iyi anlaşılmasını sağlar. Edebiyat alanında çeşitli kuramlar ve yöntemler de şiirlerin tahlil edilmesini ve derinlemesine incelenmesini sağlar. Bu bağlamda şiirler üzerine yapılan tahliller, şiirin derinliklerine ışık tutar ve farklı perspektiflerden yeni tahliller yapma fırsatı sunabilir. Kemal Özer, İkinci Yeni Şiir hareketinin ve Türk şiir dünyasının dikkate değer kalemlerinden biridir. İlk dönem şiirlerinde genellikle kapalı, imgeci ve derin anlamlılığı yansıtan şair, yazın hayatının ikinci döneminde toplum gerçekliğini dikkate alarak eserler verme yolunu seçmiştir. Özer’in İkinci Yeni hareketine paralel ancak şahsına münhasır kalemi, çağdaşı birçok şair ve eleştirmenin dikkatini çekmiş, eserleri üzerine onlarca araştırma yapılmış, deneme ve eleştiri yazıları yazılmıştır. Özer’in şiirlerinde kullandığı imge haritasının genişliği, anlam, ses ve söz dizimi sapmaların fazlalığı, bu şiirlere anlam yükleme işini oldukça güçleştirmiştir. Öyle ki, her okuyan kendi anlam evreninde bir yakıştırma ile bu şiirlere yaklaşmaktadır. Kemal Özer’in ilk şiir kitabının başına aldığı “Meryem” şiiri, eleştirmenlerin farklı bakış açılarıyla değerlendirdiği imgeli şiirlerdendir. Bu durum, “Meryem” şiirinin çok çeşitli yorumlamalara açık olmasına olanak tanır. Bu şiir üzerine yapılmış iki okuma çalışmasının birbirine koşut kimi kısımları olmasına rağmen büyük oranda farklılık göstermesi bu çalışmanın çıkış noktası olmuştur. Tahlillerden ilki bir dönem Kemal Özer’in de hocası olmuş Mehmet Kaplan’a, diğeri ise Varlık dergisinde yazısına denk geldiğimiz yazar Süreyya Evren’e aittir. Bu çalışmada Kemal Özer’in “Meryem” şiiri üzerinde yapılan tahliller incelenip “Meryem” şiirine farklı perspektiften yeni bir tahlil denemesi yapılacaktır.

Attâr’ın Ahları

Erdem · 2025, Sayı 89 · Sayfa: 159-186 · DOI: 10.32704/erdem.2025.89.159
Tam Metin
Ferîd ve Attâr mahlası ile tanınmış Ebû Hâmid Ferîdüddîn Muhammed b. Ebî Bekr İbrâhîm-i Nîşâbûrî (ö. 618/1221) İranlı büyük şair ve mutasavvıflardan biridir. Attâr, nazım ve nesir olarak pek çok eser yazmış ve bu eserlerin birçoğu çeşitli zamanlarda dilimize tercüme edilmiştir. Anadolu coğrafyasında da konu, mazmun ve üslup bakımından beğeniyle okunup örnek alınan ve eserlerine nazire yazılan isimlerden birisi olmuştur. Mantıku’t-tayr, Tezkiretü’levliya, Esrârnâme, Muhtarnâme, İlâhinâme, Pendnâme tercüme edilen eserleri arasında yer almaktadır. Kaside, gazel ve tercilerden oluşan divanı ise henüz Türkçeye tercüme edilmemiştir. Özellikle gazellerinde tasavvufun ana meselelerini, vahdet düşüncesini, mutlak varlığı, maddeler dünyasından uzak kalmak arzusunu, vuslat yolunda karşılaşılan sıkıntıları, manevi yolculuk için gerekli olan aşk ve âşıklık hallerini, sevgiliye duyulan özlemi coşkulu ve canlı bir üslupla dile getirmiştir. Tasavvufî fikirlerinden izler taşıyan şiirlerinde sembolik unsurlar göze çarpmaktadır. Çeşitli semboller ve hayali unsurlarla adeta okuyucuya kendi anlam dünyasının bir resmini çizmektedir. Bu bağlamda Attâr kendi aşkın düşünce ve tasavvufi görüşlerini somutlaştırarak anlatımını kolaylaştırmaya çalışmış ve başarılı olmuştur. Geniş hayal dünyasını, sözünün inceliği ve dil zevki ile süslemiştir. Âşık ile maşuk arasındaki iletişim, birbirlerine karşı besledikleri duygular, âşığın daima perişan olması, maşukun ise duyarsız ve acımasız davranması, maşukun bütün ilgisizliği ve cefasına rağmen âşığın aşkından vazgeçmemesi Attâr’ın gazellerinde sık sık işlediği konular arasında yer almaktadır. Bu çalışmada Ferîdüddîn Attâr’ın gazellerinde, âşıklık hallerinin en belirgin özelliklerinden biri olan sürekli ıstırap içinde acı çeken âşığın derdinin bir dışa vurumu manasına gelen ah nidası ve feryat figan kavramları incelenecektir. İnceleme konusu olan bu kavramlara, divandaki gazeller tek tek incelenerek ulaşılmıştır. Çalışmada, ah ve figan ifadelerinin geçtiği gazellerin tamamı değil ilgili beyitler şahit olarak gösterilmiştir. Tercüme esnasında doğru çeviriye ulaşmak ve bağlamdan uzaklaşmamak adına sadece ilgili beyit değil tüm gazele bakılmıştır. Söz konusu bu ifadelerin ne sıklıkla ve nasıl kullanıldığı üzerinde durulmuştur. Ferîdüddîn Attâr’ın, ah nidasını bazen fiil bazen isim türünden çeşitli kelimelerle terkipler oluşturarak farklı formlarda; figan kavramını da bazen müstakil bir hâlde bazen de çeşitli fillerle birleştirerek kullandığı tespit edilmiştir. İki ifadeyi de sevgiliden gelen cefa, sevgiliden ayrı düşmüş olmanın verdiği acı, sevgisine karşılık bulamamaktan duyduğu ıstırap sebebiyle derdinden dolayı ağlayıp ah eden bir âşığın dilinden yazdığı görülmüştür. Bu ahlar, feryatlar ve figanlar âşıklık halinin olağan bir yansıması olarak kullanmıştır.