4 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Son 5 yıl
  • Semantics
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

Çankırı Ağızlarında Emir Bildirimlerinin Görünümü: -(y)Ale ve -sAŋA

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2025, Sayı 80 · Sayfa: 1-24 · DOI: 10.32925/tday.2025.134
Tam Metin
Emir bildirimleri alan yazınında farklı yaklaşımlarla değerlendirilir. Tartışmalar, emirin kipliğin bir alt ulamı olup olmaması, birinci ve üçüncü kişiyle kullanılıp kullanılmaması, işaretleyicilerle birlikte kullanılan ünlem vb. unsurların anlama etkisi ve emir işaretleyicilerinin kaynakları gibi sorunlara odaklanır. Emir bildirimleri, genel olarak konuşucunun alıcıyı bir eylemi gerçekleştirmeye yönlendirme amacıyla kullanılır. Ancak kiplik ulamı altında eylemin gerçekleşmesine yönelik konuşucunun yaklaşımını içeren gereklilik, istenirlik ve olasılıkla ilişkilendirilir. Alan yazınında da işaret edildiği gibi işlevi özellikle diyaloglarda ortaya çıkan emir bildirimlerinde kullanılan dilsel araçların standart değişke ve yazı dili temel alınarak tespiti konuşma dilindeki çeşitliliği tam anlamıyla göstermez. Emir bildirimlerinin ortaya çıkış özelliklerini bütüncül bir şekilde görebilmek için, Türkçenin değişkelerinde kullanılan emir işaretleyicilerinin incelenmesi gerekmektedir. Bu çalışmada Çankırı ağızlarında tespit edilen -(y)Ale ve -sAŋA biçim birimleri kiplik işaretleyicileri olarak emir ulamı altında ele alınmıştır. İnceleme verisi, alan araştırması yöntem ve teknikleri kullanılarak Çankırı ağzı konuşurlarından toplanmıştır. İncelemede işaretleyiciler arasındaki farka odaklanılarak -(y)Ale ve -sAŋA biçim birimlerinin işlevsel ve anlamsal özellikleri karşılaştırmalı olarak tartışılmıştır. Ayrıca ağız konuşurlarının işaretleyicilerin kullanımına yönelik yorumları değerlendirilmiştir. İnceleme sonucunda elde edilen bulgulara göre Çankırı ağızlarında konuşucu için emiri işaretlemede farklı seçenekler vardır. Bu kullanımlar, alıcıyı doğrudan eylemi gerçekleştirmeye yönlendirerek ikinci kişide ortaya çıkar. Ele alınan iki biçim birim arasındaki temel farklılık emirin farklı yaptırım kuvvetiyle ve zamansal içerikle ortaya çıkmasıdır. Buna göre -(y)Ale emirin yumuşatılmış biçimi olarak tercih edilmekle birlikte ilişkisel yakınlık gerektirir. Eylemin gerçekleşme zamanı olarak ise alıcıyı hemen harekete geçirme amacı taşır. Buna karşılık -sAŋA kuvvetli emir işleviyle ortaya çıkar ve bağlama göre zaman içeriği değişir.

Akçakoca Ağzındaki Bazı Kelimelerin Derlenmesi ve Semantik Olarak İncelenmesi

Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2024, Sayı 58 · Sayfa: 115-134 · DOI: 10.24155/tdk.2024.241
Tam Metin
Bu makalede, Düzce’nin Akçakoca ilçesinde yaşayan yerli halkın kullandığı bazı kelimeler incelenmiştir. Bölge halkının büyük bir çoğunluğunun Doğu Karadenizli olması hasebiyle bu çalışmanın alanı, Akçakoca ve Doğu Karadeniz’i kapsamaktadır. 93 Harbi olarak da bilinen savaşta, Osmanlı büyük bir mağlubiyet yaşamıştır. Ruslarla yapılan antlaşma sonrasında hükûmet, Doğu Karadeniz çevresindeki bazı yerlerin boşaltılmasını istemiştir. Halkın Rus eziyetlerinden kaçma isteği, yollarını Akçakoca’ya çıkartmıştır. Doğu Karadeniz bölgesinden Akçakoca’ya göç eden halk, tabii olarak ağız özelliklerini ve kendilerine has olan kelimeleri de beraberinde getirmiştir. Bölgede, göç hadisesine kadar Akçakoca’nın yerlisi denen halkın kullandığı Türk ağzı hâkimdir. Doğu Karadeniz’den göç hasıl olunca bölgede kullanılan yerli Türk ağzı, yerini Doğu Karadeniz ağzına bırakmıştır. Şu anki bölge halkının dil özelliklerinde Kuzey-Batı Türkçesi özellikleriyle birlikte Eski Türkçe unsurlar da görülmektedir. Akçakoca’daki halk, Kıpçak Türkçesi ve Eski Türkçedeki bazı kelimeleri hâlâ kullanmaktadır. Bu makalede, kaynak kişilerin kullandıkları ve şahsımın da Akçakocalı olması hasebiyle bildiğim ve kullandığım bazı kelimelerden 132’si derlenmiş, Dîvânu Lugâti’t-Türk ve Türkiye’de Halk Ağzından Derleme Sözlüğü (DS) ile karşılaştırılmıştır. Derleme Sözlüğü’nde bulunmayan kelimeler bir grupta, DS’de bulunmakla birlikte Akçakoca ağzından derlenmeyen kelimeler bir grupta ve DS’de bulunmakla birlikte Akçakoca ağzında farklı anlamda kullanılan kelimeler bir grupta gösterilmiştir. Ayrıca 132 kelimenin içindeki eskicil unsurlar madde başı olarak gösterilip bunların anlamları ve etimolojileri verilmiş, sonra da DLT’deki kullanımları ile karşılaştırılarak kelimelerin art zamanlı ve eş zamanlı biçimleri verilmiştir. Derlenen kelimeler, esas itibarıyla isim ve fiil olarak ayrı ayrı ele alınıp semantik açıdan incelenirken bazı kelimeler de fonetik açıdan incelenmiştir.

Olumsuz Kutuplanma Ögelerinin Lisans Bağlamlarına Anlam Bilimsel Yaklaşımlar

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2021, Sayı 72 · Sayfa: 237-251
Olumsuz kutuplama ögesi (OKÖ) doğal dillerde yaygın bir biçimde görülen, ortaya çıkması için genellikle olumsuz biçim birimlerine ihtiyaç duyan bağımlı dilsel unsurlar olarak tanımlanmaktadır. Olumsuzluk ifadelerinin açıkça yer aldığı durumlar dışında OKÖ'ler soru ve şart cümleleri gibi yapılarda da yer yer kendini göstermektedir. OKÖ'ler Türkçede genellikle olumsuzluk ifadelerinde, evet-hayırlı soru cümlelerinde ve nadiren şart cümlelerinin öncüllerinde gözlemlenmekte olup derlem temelli bir incelemeye dayanan sınırlı sayıda çalışmaya da bunların konu edildiği görülmektedir. Bu çalışmada; OKÖ'ler konusunda anlam bilimi temelli yaklaşımları temel alan bir alan yazını taraması yapılarak Klima, Ladusaw, Zwarts, Giannakidou gibi araştırmacıların çoğunlukla İngilizcede ortaya koydukları anlam bilimsel analizlere odaklanılmakta ve Zidani-Eroğlu, Aygen-Tosun, Besler, Kelepir, Görgülü gibi araştırmacıların Türkçeye dair yaptıkları analizler de özetlenerek OKÖ'lerin neden belirli bağlamlara duyarlı olduğu, aynı dil içinde gösterdikleri farklılıklar ile farklı dillerdeki tipolojik gruplandırılmalarda oynadıkları roller konularında araştırmacılara bir bakış açısı sunmak amaçlanmaktadır.

“Kuşku” Sözü Üzerine

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2021, Sayı 71 · Sayfa: 149-164 · DOI: 10.32925/tday.2021.57
Bir söz, biçim ve anlam göz önünde bulundurularak en küçük parçasına kadar ayrılır. Bu durumda ortaya kök dediğimiz kısım çıkar. Fakat bazen ve hatta sıklıkla kökün bulunması yolunda bir ayırma sorunu görülür. Bu, gerek kökteki ses değişmelerinden gerekse kök ile ek(ler) in anlam bağlantısının kurulamamasından kaynaklanır. Çünkü kök, geçirmiş olduğu ses değişimleriyle tanınmaz hâlde veya başka bir sözün kökü görünümünde olabilir. Türkoloji literatüründe kuşku sözünün köken bilgisi denemelerinde "kuş" sözü ile ilişkilendirilmesi durumu tam olarak buna örnektir. Kuşku ile kuş "kuş" arasında anlam olarak göreceli bir bağlantı kurulması yanında, yapılan eşleştirmeye biçim benzerliği de yetmiş görünmektedir. Oysaki köken bilgisi "kulağa dayanma"nın yanında anlam bilgisi ile yapılır. Anlam-biçim ilişkisi yanında, o sözü destekleyen aynı kökün türevlerinin var olup olmadığı meselesine de bakılması gerekli ve önemlidir. Kuşku kavram bir sözdür; üst/sonraki anlamdır. Temelinde "eşini yapmak, benzerini yapmak, eş saymak, dallanmak" gibi alt/ilk anlamlar yatmaktadır. Buna göre, kuşku sözünün "eş yapmak, eşini yapmak (düşünmek); benzerini yapmak (düşünmek)" anlamıyla koş- fiilinden, koş-ku olarak getirildiğini açıkça söylemek mümkündür. Bu yazı, bu savın gerekçelerini sunarken başka dillerin eski bilgi-yeni bilgi ilişkisine başvurma yoluyla tespit edilen paralelliği de karşılaştırarak göstermeyi içerir.