4 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Tarih Yazımı
Dergiler
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

Mkrtich Khrimian as an Ottomanist? Disputing a Growing Trend in Armenian Historiography

Belleten · 2025, Cilt 89, Sayı 316 · Sayfa: 1079-1108 · DOI: 10.37879/belleten.2025.1079
Tam Metin
Mkrtich Khrimian (1820-1907), long recognised as a foundational figure in Armenian nationalism, also held prominent, influential religious and political roles within the Ottoman Armenian community. In recent years, however, a growing and increasingly visible trend in historiography has emerged that reinterprets Khrimian as an Ottomanist mediator and a committed proponent of Tanzimat reforms. This reinterpretation, rooted largely in his institutional engagements and interactions with the Ottoman state, portrays him as a conciliatory and adaptive figure working deliberately within the imperial framework. This article critically engages with this significant historiographical shift, reassessing Khrimian’s rhetoric and activities through a close, careful reading of his sermons, writings, and political actions—most notably the widely referenced and symbolically charged “Iron Ladle Sermon”. It argues that Khrimian’s ideological orientation aligns more closely with Armenian nationalist aspirations and sentiments than with Ottomanist ideals or reformist agendas. Drawing on a wide range of primary sources, including Artsvi Vaspurakan (a periodical edited by Khrimian), archival documents, and recent scholarship, the article highlights the nationalist content embedded in Khrimian’s discourse and explores the broader historical implications of his legacy. By challenging the emerging narrative that casts Khrimian as an Ottomanist figure, this study offers a historically grounded and analytically reflective reappraisal of his ideological trajectory.

The Ottomans and the Balkans: A Discussion of Historiography (Osmanlılar ve Balkanlar: Bir Tarih Yazımı Münakaşası), ed. Fikret Adanır and Suraiya Faroqhi, Leiden-Boston-Köln 2002, VI+445. [Kitap Tanıtımı]

Belleten · 2004, Cilt 68, Sayı 252 · Sayfa: 585-590
Balkanlar'da, daha önce Osmanlı Devleti'ne bağlı topraklarda XIX. yüzyılın başından itibaren yeni devletlerin oluşmaya başlaması, Osmanlı tarihinin yazım problemini beraberinde getirmiştir. Bu dönemin tarih yazımında bazen aynı konular taban tabana zıt görüşlerle incelenerek farklı sonuçlara ulaşılmıştır. Bunun gerçekleşmesindeki temel nedenlerden birisi, Balkanlar'da ulusal devlet oluşturma sürecine giren milletlerin nasyonalist yaklaşımlarla kendi tarihlerinin yazımında anakronizm unsurlarına sıklıkla yer vermesi olmuştur.

Türkistan Tarihinin Yazımında Karşılaşılan Sorunlar

Belleten · 1980, Cilt 44, Sayı 174 · Sayfa: 347-370
Tam Metin
Sayın bayanlar ve baylar! Avrupalı tarih yazarları kadar aralarında Köprülü'nün bulunduğu Türk tarih yazarlarınca da savunulmuş olan ve Osmanlı İmparatorluğu'nun yedi yüzyıl kadar önce Moğol saldırısı dolayısıyla Türkistan'dan kopup Anadolu'ya sığınmış bir oymak beyi tarafından yüz kadar çadırı geçmeyen halkı ve dört yüz devesiyle kurulduğunu ileri süren göreneksel ve eskimiş görüş, günümüz Türk tarihçilerini artık tatmin etmemektedir. Buna karşılık Türk ulusunun ta Çin'e ve Kore'ye sarkmış Hindistan'a kadar uzamış büyük imparatorluklar kurduğu Orta Asya'dan, başka bir söyleyişle Sibirya enginlerinden ve Batı Çin'den geldiğine yıllardan beri bilinçle işaret edilmektedir. Türk tarihçileri, birçok Türk budunun Orta Asya'dan kalkıp Batı'da Macaristan'a, Kuzeyde Estonya ile Finlandiya'ya kadar göç ettiklerini yazar. Bu akınlardan biri de Anadolu'ya ulaşmıştır.

Mustafa Nuri Paşa ve Eseri (1824 - 1890)

Belleten · 1978, Cilt 42, Sayı 167 · Sayfa: 445-464 · DOI: 10.37879/belleten.1978.445
Tam Metin
XIX. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğunun yetiştirdiği büyük devlet adamı ve değerli tarihçi Mustafa Nuri Paşa ve eseri üzerinde bugüne dek gerektiğince durulmamıştır. Hele, dört cilt olarak kaleme aldığı çok önemli Osmanlı Tarihi ile getirdiği modern tarih görüşü, kurumların ve örgütlerin, bir ulusun tarihindeki değerlerinin belirtilmesi yönlerinden son derece ilgi çekicidir. Kendisinin Avrupa'yı görmediği ve batı dillerini bilmediği göz önüne alınırsa, bu alanda yaptığı işin büyüklüğü daha iyi anlaşılır. Onun getirdiği bu yeni tarih anlayışı, Ahmet Vefik Paşa'nın (1823-1891) "Fezleke-i Tarih-i Osmâni" adlı eserinde daha sınırlı ölçüde uyguladığı bir yana bırakılırsa ülkemiz için yepyeni birşeydir. Esasen bu tür tarih anlayışı Avrupa'da yeni yeni belirmeye başlamış bulunuyordu. Mansuroğlu Mustafa Nuri Paşa üzerine, çağdaşı Ali Fuad Türkgeldi'nin (1867-1935) Türk Tarih Encümeni Mecmuası'ndaki yazısı, Hüseyin Hüsameddin (Yasar) ile İbn ül-Emin Mahmut Kemal (İnal)'ın (1870-1957) "Evkaf-ı Hümayun Nezaretinin Tarihçe-i Teşkilatı ve Nuzzarın Teracüm-ü Ahvali" adı altında ortaklaşa yazdıkları eser, yine İbn ül-Emin Mahmut Kemal İnal'ın "Osmanlı Devrinde Son Sadrazamlar", Halid Bayrı'nın "Tarih Dünyası" adlı dergideki makalesi, "İş ve Düşünce", "İ. Ü. Türk Dili ve Edebiyatı" vb. dergilerde çıkan ufak tefek bilgi kırıntıları bir yana bırakılırsa hemen hemen ciddi hiç bir şey yazılmamıştır.