2 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Turkish Straits
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’ni Savaş Dışı Bırakma Girişimleri: Münferit Sulh Teklifleri Ve Darbe Teşebbüsleri

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2026, Cilt XLII, Sayı 113 · Sayfa: 1-37 · DOI: 10.33419/aamd.1959240
Tam Metin
Bu makale, I. Dünya Savaşı sırasında Türk Boğazları ekseninde yürütülen askerî ve diplomatik mücadelelerin kesişim noktasında Osmanlı Devleti’nin karşı karşıya kaldığı çok boyutlu baskıları ele almaktadır. Özellikle Çanakkale Harekâtı çerçevesinde, İtilaf Devletleri’nin Osmanlı’yı Almanya’dan kopararak savaştan çekilmeye zorlamak, Osmanlı cephelerindeki tüm güçlerini Avrupa’daki asıl cephede yoğunlaştırmak ve Boğazlar üzerinden Rusya’ya Almanya karşısında kritik lojistik desteği sağlamak amacıyla geliştirdiği üç katmanlı strateji incelenmektedir. Bu strateji; münferit sulh teklifleri ile Osmanlı’ya toprak bütünlüğü, mali destek ve mevcut hükûmetin korunması gibi cazip avantajlar sunulması; ittifak ilişkilerini sarsmaya yönelik yoğun propaganda faaliyetleri ve iç siyaseti hedef alan darbe girişimleri üzerinden eş zamanlı olarak yürütülmüştür. Araştırma, Osmanlı arşiv belgeleri, diplomatik raporlar ve dönemin basın kaynaklarına dayanmakta olup, İtilaf Devletleri’nin sunduğu cazip tekliflerin, özellikle Rusya’ya duyulan yapısal ve tarihsel güvensizlik nedeniyle Osmanlı yönetimi tarafından reddedildiğini göstermektedir. Çanakkale ve Kûtü’l-Amâre’deki askerî başarılar, Osmanlı karar alıcılarının gizli diplomasi, psikolojik savaş ve iç siyaseti istikrarsızlaştırma girişimlerine karşı stratejik direnç geliştirmesini sağlamıştır. Bu durum, Osmanlı’nın savaş sürecindeki ittifak politikası kararlarının yalnızca askerî değil, aynı zamanda diplomatik ve iç siyasî faktörler tarafından şekillendiğini ortaya koymaktadır. Makale, İtilaf stratejisinin askerî, diplomatik ve iç siyaseti hedef alan unsurlarını birbirini tamamlayan paralel girişimler olarak bütüncül bir çerçevede ele almakta; Türk Boğazlarının uluslararası siyasetteki merkezî jeopolitik önemini, Osmanlı’nın ittifak sadakatini koruma kararlılığını ve bu kararlılığın sınırlarını analiz etmektedir. Çanakkale Cephesi’nin çoğunlukla askerî başarı olarak değerlendirilen yüzünün, gizli diplomasi ve darbe girişimleriyle şekillenen bilinmeyen boyutunu açığa çıkararak literatüre özgün katkı sağlamaktadır. Bulgular, Osmanlı karar alıcılarının Rusya kaynaklı varoluşsal tehdit algısı nedeniyle Almanya’yı vazgeçilmez bir denge ve güvenlik ortağı olarak gördüklerini ve bu nedenle kısa vadeli ödünler karşılığında ittifakı riske etmenin hem stratejik hem de siyasal açıdan rasyonel bulunmadığını ortaya koymaktadır. Bu bağlamda çalışma, Osmanlı yönetiminin çok boyutlu baskılara karşı geliştirdiği stratejik ihtiyatı, diplomatik mahareti ve iç siyasî istikrarı koruma kapasitesini ayrıntılı biçimde değerlendirmektedir. Ayrıca literatüre, Çanakkale ve Boğazlar bağlamındaki görece az bilinen gizli diplomasi girişimlerini ve iç muhalefeti denetleme mekanizmalarını bütüncül bir çerçevede analiz etme olanağı sunmaktadır.

The United States Of America's Policies Towards Turkish Straits

Belleten · 1992, Cilt 56, Sayı 215 · Sayfa: 167-200 · DOI: 10.37879/belleten.1992.167
Tam Metin
One of the oldest, most persistent and important problems in European History and İnternational Law is the "Question of the Straits". More than twenty treaties in modern times mention the Turkish Straits. Five of these treaties were made exclusively to regulate passage through these waters: The London Agreement, 1841; Paris Straits Convention, 1856; London Convention, 1871; Lausanne Straits Convention, 1923; and the Treaty of Montreux, 1936. Phillipson and Buxton affirm that one of the causes of the First World War was the Straits problem.