2 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • doğal afet
Dergiler
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

Son Dönem Osmanlı İstanbul’unda Başkası İçin Kendi Hayatını Tehlikeye Atmak: Tahlîs-i Can ve Taltifler

Belleten · 2026, Cilt 90, Sayı 317 · Sayfa: 187-228 · DOI: 10.37879/belleten.2026.187
Osmanlı İmparatorluğu, müslim-gayrimüslim ayrımı gözetmeksizin tebaasını ve kamu görevlilerini onurlandırmak ve teşvik etmek amacıyla çeşitli madalya ve nişanlar takdim etmiştir. Bu bağlamda 19. yüzyılın ortalarında Abdülmecid döneminde ihdas edilen madalyalardan biri de Tahlisiye Madalyası’dır. “Kurtarma” anlamına gelen tahlisiye kelimesinden adını alan bu madalya, artan deniz trafiğiyle birlikte meydana gelen kazalarda kendi canını tehlikeye atarak başkalarını kurtaran bireyleri ödüllendirmek amacıyla verilmiştir. Madalyanın nizamnamesi ise 1892 yılında, II. Abdülhamid döneminde yayımlanmıştır. Zamanla madalyanın kullanım alanı da genişlemiş, karada gerçekleşen trafik kazaları, yangınlar, doğal afetler, bina ve duvar gibi yapıların çökmesi, hatta nadiren de olsa iş kazaları gibi olaylar sonucunda zor durumda kalanları kurtaranları da kapsamaya başlamıştır. Bu tür fedakârlıklar, Tahlisiye Madalyası’nın dışında, kimi durumlarda İftihar Madalyası ve Beşinci Dereceden Mecidî Nişanı, nadiren de padişahın şahsi hazinesinden ödenen parayla ödüllendirilmiştir. Taltif sürecine ilişkin tahkikat, esas itibarıyla Zaptiye ve Dâhiliye Nezareti tarafından yürütülmüştür. Bu çerçevede düzenlenen arşiv kayıtları, olayın yeri ve mahiyeti ile kazazede ve kurtarıcının kimliği ve durumuna ilişkin ayrıntılar üzerinden işleyen bürokratik süreci ortaya koymaktadır. Söz konusu ayrıntılar, uygulamanın toplumsal ve sembolik işlevlerine dair önemli ipuçları sağlaması bakımından ayrıca dikkate değerdir. Bu yönüyle hem fedakârlık ve yardımlaşma gibi insani değerleri yücelten hem toplumun diğer fertlerini benzer davranışları sergileme konusunda teşvik eden hem de devletin tebaasıyla bağını güçlendiren çok yönlü bir işleve sahip olmuştur.

Osmanlı Devleti’nde Haşerelere Karşı Bir Önlem: Çekirge Suyu

Erdem · 2014, Sayı 67 · Sayfa: 33-45 · DOI: 10.32704/erdem.537440
Tam Metin
Tarih boyunca afetler nedeniyle oldukça sıkıntılı dönemler yaşayan insanoğlu, bunlara karşı önlemler almaya ve hatta doğaüstü ve dinî ritüeller içeren önlemler ile korunmaya çalışmıştır. Çekirge gibi hayvanların verdiği zararlar da afet olarak nitelendirilmektedir. Çekirge istilaları tarih boyunca insanoğlunu oldukça sıkıntıya düşürmüştür. Bazen "yaratanın cezalandırması" olarak da nitelendirilen çekirge istilaları nedeniyle kıtlıklar yaşanmış, köyler ortadan kalkmış, ölümler meydana gelmiştir. Ekili ve dikili mahsule verdiği zararlar nedeniyle, ekonomiyi de sekteye uğratan çekirgelerden ötürü sıkıntı yaşayan halkın çare olarak başvurduğu önlemlerden biri de "çekirge suyu"dur. "Sığırcık suyu" olarak da bilinen çekirge suyu, Osmanlı Devleti'nde çekirge felaketine karşı alınan önlemlerden biriydi. Bu çalışmada, sadece çekirge değil, diğer zararlı haşerelere karşı da sıklıkla kullanılan çekirge suyu, Osmanlı arşiv belgeleri ışığında değerlendirilecektir.