4056 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Türk Tarih Kurumu
Dergiler
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Yazarlar
Anahtar Kelimeler

Nomads of the Eurasian Steppes in the Early Iron Age, Berkeley, 1995, Zınat Press, 403 sayfa, 467 figür, 19 harita, 2 dendogram, Bibliyografya, Indeks. [Kitap Tanıtımı]

Belleten · 1998, Cilt 62, Sayı 234 · Sayfa: 589-598
Tam Metin
Editörlüğü JEANNİNE DAVİS-KİMBALL, VALDİMİR A. BASHİLOV, LEONİD T. YABLONSKY tarafından yapılmış olan kitap, konularına göre 5 bölüme ayrılmıştır. Söz konusu bölümler, farklı araştırmacılar tarafından kaleme alınmış toplam 20 kısımdan oluşmaktadır. Bölüm I: The Scythians. 1) V. G. Petrenko, "Scythian Culture in the North Caucasus", 5-21. S.5'de, Kuzey Kafkasya Dağları'nın bulunduğu alanın coğrafi olarak üç bölgeye ayrıldığını belirten araştırmacı, söz konusu bölgenin sınırını çizerek çalışmasına başlamıştır. Petrenko, MÖ 1. bin yılda doğuda yer alan bozkırlarda göçebeliğin gelişimi gösterdiğini ve MÖ 8.yy kadar erken bir dönemde ise Kuzey Kafkasya bozkırlarında göçebe olan bir askeri organizasyonun var olduğunu vurgulamıştır.

Prof. Dr. Coşkun Alptekin'in Ardından

Belleten · 1998, Cilt 62, Sayı 234 · Sayfa: 607-612
Tam Metin
Tarih camiası ve Marmara Üniversitesi değerli bir mensubunu ve bir dost ilim adamını kaybetti, kendisi ile 1972 yılında doktorasını tamamlayıp İngiltere'den döndükten sonra İstanbul'da tanıştık. O zaman İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde doktora yapıyordum. Erzurum Atatürk Üniversitesi'ne gideceğini öğrendim. Daha sonra ben İngiltere'ye gittim. O da askere gitmişti. Ben İngiltere'den döndükten sonra Erzurum Atatürk Üniversitesi'nde 1976 yılından itibaren tarih bölümünde birlikte çalışmaya başladık. Çok iyi bir dost ve arkadaş canlısı idi. O küçük Anadolu şehirlerinin aile dostluk ve arkadaşlıkları şimdi bile gözümüzde tütmektedir.

JANE SAYERS, Innocent III Leader of Europe 1198-1216 (Avrupa'nın Lideri III. Innocentius 1198-1216), Longman Yayınevi Londra ve New York 1995, XIII+200 sayfa+5 harita+İndeks. [Kitap Tanıtımı]

Belleten · 1998, Cilt 62, Sayı 234 · Sayfa: 599-600
Tam Metin
Jane Sayers bu kitabında, III. Innocentius'un 1198-1216 yılları arasında yaklaşık 18 yıl süren papalık dönemini, onun karakterini, politikalarını, politikalarının geçmişten nasıl etkilendiğini, kilise reformu teşebbüsünü, 13. yüzyılda yaşanan kilise krizini ve bu dönemde düzenlenen Haçlı Seferlerinde Papa'nın rolünün ne olduğunu ve 13. yüzyılın ilk on yılındaki Avrupa tarihine göz atarak papalık makamını bütün yönleriyle inceler.

Tunus Milli Arşivi ve Arşivin Türkçe Belgeler Açısından Değerlendirilmesi

Belleten · 1998, Cilt 62, Sayı 234 · Sayfa: 551-566
Tam Metin
Tunus Milli Arşivi (Les Archives Nationales de Tunusie=El-Arşîf El-Vatanî Et-Tunisi), bugün XVII. yüzyılın ilk yarısında Tunus'taki yeniçeriler arasında kıvrak zekâsı ve sıcaklığı sayesinde sivrilerek dayı seçilip Tunus'un idaresinde önemli rol oynayan, Sinop'ta da "Alaeddin Camii (Cami-i Kebîr=Ulucami) Su Yolu Vakfı"nın kurucusu bulunan Sinop asıllı Ahmed Hoca (idaresi: 1050 - 1057 H./1640-1647 M.)nın türbesi ve türbenin iki tarafından bitişik Tunus Beylik Sarayı'nın (Dar el-Bey) bir kısım ek yapılarında hizmet vermektedir.

SÜMER ATASOY, Amisos, Karadeniz Kıyısında Antik Bir Kent, Samsun 1997, 132 sayfa, 7 harita, 3 plan, 6 kesit çizimi, 6 tablo ve 56 fotoğraf. [Kitap Tanıtımı]

Belleten · 1998, Cilt 62, Sayı 234 · Sayfa: 603-606
Tam Metin
Bu yazıda tanıtacağımız kitap, İstanbul Üniversitesi'nde hazırlanmış bir doktora tezinin "gözden geçirilip gerekli düzeltmeler yapılmış şeklidir" ve I. Giriş, II. Amisos'un Arkaik ve Klasik Çağları, III, Amisos'un Helenistik ve Roma Çağları, IV. Sonuç, V. İngilizce Özet, VI. Kısaltmalar ve VII. Kaynakça olmak üzere 7 bolümden oluşmaktadır.

Institutions Turques en Egypte

Belleten · 1998, Cilt 62, Sayı 234 · Sayfa: 567-576
Tam Metin
Avant d'être conquise par Amir Ibn El As pour l'Islam dès 639, l'Egypte était un état vassal de l'Empire Byzantin à prédominance chrétienne. L'Egypte était alors divisée en 4 provinces administrées par des gouverneurs de Byzance. En 645, Amir Ibn El As entre à Alexandrie et met ainsi fin à l'occupation byzantine et rallie l'Egypte au Califat de Bagdad, Cette campagne fut grandement facilitée par le mécontentement du peuple, qui était soumis au paiement d'impôts élevés.

Antalya Müzesi'ndeki Kitanaura Sikkeleri

Belleten · 1998, Cilt 62, Sayı 235 · Sayfa: 727-732
Tam Metin
Bu grubu oluşturan sikkeler 5 adet olup, 1995 yılında Rasim Aynur isimli bir vatandaş tarafından Antalya Müze Müdürlüğü'ne satılmıştır. 1997 yılı içerisinde Kültür Bakanlığı'ndan almış olduğumuz bir izinle Antalya Müze Müdürlüğü'nde sikkeler üzerine bir kitap çalışması projesine başlamış idik. Bu katalog kitap çalışması Antalya Müzesi'nde bulunan Klasik ve Hellenistik Dönem Sikke Definelerini kapsamaktaydı. Bu çalışmalarımız sırasında küçük bir define grubu olan bu bronz sikkeler dikkatimizi çekti. Yaptığımız araştırmalar sonunda bu sikke tipinin tanınmadığı ve sikkeyi bastırmış olan şehrin ise varlığını antik kaynaklardan tanımamıza rağmen kentin yerinin henüz saptanmamış olduğunu belirtmek isteriz. Sikkeler tip ve patina açısından benzerdir. Bronz örneklere göre hayli iyi kondüsyonda olan sikkelerden, 12132 ve 12136 envanter nolu sikkelerin ön yüzleri diğerlerine göre biraz daha aşınmıştır. Aynı zamanda 12136 nolu sikkenin arka yüzünde diğer hiçbirinde gözükmeyen noktalı bordür süslemesi bulunmaktadır. Antalya Müzesi'ndeki bu grubu oluşturan sikkeler, nümizmatik ve eskiçağ bilimleri açısından çok önemli iki konuyu aydınlatan sağlam belgeler olmalarıyla da dikkat çekmektedirler. Önemli hususlardan birincisi bu sikkelerin ilk defa görülmüş olmaları ve bu yayınımızla nümizmatik dünyasına tanıtılmış olmasıdır. İkinci önemli bir durum ise bugüne kadar sikke basıp basmadığı tam olarak bilinmeyen yeni bir Likya kentinin varlığını bize kanıtlamasıdır.

XIV.-XVI. Asırlarda, Avrupa Ateşli Silah Teknolojisinin Osmanlılara Aktarılmasında Rol Oynayan Avrupalı Teknisyenler (Tâife-i Efrenciyân)

Belleten · 1998, Cilt 62, Sayı 235 · Sayfa: 779-830
Tam Metin
Bulundukları coğrafi yapı, itibariyle farklı milletlere mensup insanlarla birlikte yaşama durumunda bulunan Osmanlılar, asırlarca süren bu birlikteliği karşılıklı huzur, menfaat ve fayda esasına göre tesis ederek, gayr-i müslim insanlarla uyumlu birtakım ilişkilere girmişlerdir. Ne var ki bu ilişkilerin Osmanlıların kuruluş yıllarındaki cereyanı hususunda mevcut kaynaklar bize yeterli bilgi vermediğinden, bu ilişkilerin boyutlarım tesbit etmek oldukça güçtür. Ayrıca, tâife-i efrenciyanın, Avrupa'da gelişen ateşli silahlarla ilgili yeni teknolojilerin Osmanlılara geçmesindeki rolleriyle, saray teşkilâtında bunlara verilen vazifelerin neler olduğu konuları da şimdiye kadar incelenmemiştir. 'Efrenc' tâbiriyle kasdedilen bu Avrupa asıllı kişilerin Osmanlı Devleti'nde bir meslek grubu haline gelmeleri ve devlet kadrosunda düzenli ücret almalarının ne zaman ve nasıl gerçekleştiği meselesi de tam olarak bilinmemektedir. Makalede bu soruların cevabini oluşturacak taife-i efrenciyânın Osmanlı Devleti'ndeki konumu ve hakkındaki yeni bilgiler, arşiv belgeleri ve seyahatnâmelerin ışığı altında incelenecektir.

Delhi Türk Sultanı Alâeddîn Muhammed-Şâh Halacî'nin Hindistan'daki Seferleri

Belleten · 1998, Cilt 62, Sayı 235 · Sayfa: 747-778
Tam Metin
Türkler'in tarih boyunca kurduğu önemli devletlerden birisi de İslâm dininin Hindistan'da yayılmasında büyük rolü olan Delhi Sultanlığı (1206-1526)'dır. Milâdî 1414 tarihine kadar Delhi Sultanlığı, Türk kökenli hânedanlar tarafından idare edilmiştir. Bunlar; Muizzîler (1206-1290), Halacîler (1290-1320), Tuğluklular (1321-1413)'dır. Sultanlığın kurucusu Kutbeddîn Aybeg (1206-1210), Gazneliler'in çöküşünden sonra Afganistan'da hüküm süren Gurlu hükümdarlarından Muizzeddîn (Şihâbeddîn) Muhammed (1173-1206)'in gulâmı ve önde gelen kumandanlarından birisi idi. Gurlular'ın 1192'de müttefik Hindû racalarına karşı kazandığı Tarain (Triori) zaferi, Müslüman Türkler'in Hindistan'a yaptıkları akınlara hız kazandırmış ve kuzey Hindistan'da Türk idaresinin kurulmasının ilk adımını oluşturmuştur.

Tanzimat'ın Harput Eyaleti'nde Uygulanması ve Karşılaşılan Güçlükler

Belleten · 1998, Cilt 62, Sayı 235 · Sayfa: 851-862
Tam Metin
Osmanlı öncesi bir çok devlet ve beyliğin hâkimiyeti altında bulunan ve Doğu Anadolu'nun önemli stratejik bölgelerinden biri olan Harput, Yavuz Sultan Selim döneminde (1516 baharında) Osmanlı hâkimiyeti altına girmiştir. Harput Osmanlı hâkimiyeti altına alındıktan sonra Diyarbekir Eyaleti'ne bağlı bir sancak haline getirilmiş ve bu idari statüsü 1845 yılına kadar devam etmiştir. Bu tarihten sonra 20 Eylül 1845 tarihli bir fermandan, anlaşıldığına göre, Harput'a bağlı bütün kazalar ve Maden-i Hümâyûn'un bazı kazaları Diyarbekir Eyaleti'nden ifraz edilerek ayrı bir mutasarrıflık haline getirilmiştir. Bu tarihten kısa bir müddet sonra 1 Nisan 1846 tarihinde Harput müstakil bir eyalet haline getirilerek, valiliğine Yakup Paşa tayin edilmiştir. Harput'un idarî yapısında meydana gelen bu değişikliğin en büyük sebebi Tanzimat'ın ilanıyla birlikte eyaletlerin sınırlarında da değişiklikler yapılmaya başlanmasıdır.