4056 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Türk Tarih Kurumu
Dergiler
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Yazarlar
Anahtar Kelimeler

Kaniš Kārum'unun Diğer Kārum ve Wabartumlar'a "Kù.an" (amutum) İle İlgili Önemli Talimatları

Belleten · 1997, Cilt 61, Sayı 231 · Sayfa: 219-232
Tam Metin
Anadolu'nun yazılı tarihe girmesini sağlayan, Asur Ticaret Kolonileri Devri adı ile anılan, yaklaşık 200 yıllık sürede, Asurlu tüccarlar ile Anadolulu iktidarlar arasında ticaretin düzenli yapılması, hukuk ve güvenliğin sağlanması, sarayın bazı ticari malzemeleri ilk satın alma hakkına sahip olduğu ve kârumların kanûnî haklarının saklı tutulup korunmalarım temin hususunda anlaşmalar yapıldığı bilinmektedir. Bu anlaşma şartlarından birisi de, yukarıda bahsettiğim gibi yerli sarayların bazı özel mallar üzerinde ticari tekele sahip olduğu ve tüccarların bu tür malların ticaretini yapamayacağı hakkında olandır. Adı geçen ticari mallar "amutum, asi''um, husarum ve birtum'dur.

Some Reflections on the Wahhâbiya and the Sanûsiya Movements

Belleten · 1997, Cilt 61, Sayı 231 · Sayfa: 321-338
Tam Metin
The Muslim World witnessed the appearance of several intellectual and religious movements emanated from different Islamic territories in the 18th and 19th centuries. A number of social, political and religious causes motivated the occurrence of these multifaceted movements. Decline of the Ottoman Empire and diminishing authority of the Caliph, growing political and cultural influence of Western powers throughout the Muslim World, moral laxity and supersitious accretions prevalent among believers for long, rising wave of nationalist trends to establish regional and nation-states, all of these aforementioned factors and some others inspired new ideas and orientations that occurred in the Muslim World. Among them the Wahhâbiya is of considerable importance as it has long-lasting influence on the other revivalist and puritanist movements.

Türkiye Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Mesud Hakkında Bazı Görüşler

Belleten · 1997, Cilt 61, Sayı 231 · Sayfa: 287-300
Tam Metin
1246 yılında onbir yaşında Türkiye Selçuklu tahtına çıkan II. İzzeddin Keykavus'un salatanat yılları kardeşleriyle mücadele içinde geçti. Özellikle kardeşi Kılıç Arslan'ın faaliyetleri karşısında ülkesini terk etmek zorunda kalan II. İzzeddin, ömrünü 17 yıl sürecek olan bir gurbet hayati ile noktaladı. 1261 yılında İstanbul'da lâtin hâkimiyeti sona ermiş, VIII. Mikhail Palaiologos (1259-1282) yeniden İstanbul'da Bizans tahtına kavuşmuştu. Daha önce Konya'ya giderek Keykavus tarafından iyi karşılanmış olan Mikhail, bu kez yanına gelen Keykavus'a hayli itibar gösterecektir.

Constantinople and its Hinterland, Editörler, Cyril Mango, Gilbert Dagron, Variorum 1995. [Kitap Tanıtımı]

Belleten · 1997, Cilt 61, Sayı 230 · Sayfa: 171-172
Tam Metin
Oxford'da 1993 Nisanı'nda yapılan aynı başlıklı sempozyumun İngilizce ve Fransızca bildirilerinden oluşan bir eser. İstanbul'un su sistemi (Mango), beslenmesi (Durliat), şehrin tahılının temini (Magdalino), sebze ve balık temini (Kodeno ve Dagron'un makaleleri) sonra Morrison ve Şevçenko'nun para ve idari yapı üzerindeki ve nihayet savunma sistemi üzerindeki makalelerden oluşan bir eser.

Bademağacı Kazıları 1994 Yılı Çalışma Raporu

Belleten · 1997, Cilt 61, Sayı 230 · Sayfa: 149-160
Tam Metin
Antalya'dan Burdur'a giden karayolunun 50. kilometresinde, Toros Dağları'nın Antalya Ovası'na geçit verdiği Çubuk Boğazı'nın hemen kuzeyinde bulunan küçük bir ova içindeki Bademagacı Höyüğü'nde (Eski Kızılkaya Höyüğü - bk.Duru 1997), 1993'te başlanan kazıların ikinci dönem çalışmalarına 27 Temmuz - 11 Eylül 1994 tarihleri arasında devam edildi. Bu kazı döneminde, bilinen ekonomik kısıtlamalar nedeniyle, dar bir bütçe ile çalışmak zorunda kalınmış, dolayısıyle elde edilen sonuçlar da, aynı oranda kısıtlı olmuştur.

İki Tarafın Görüş Açılarından Arap-Türk Münâsebetleri, Editörler: Ekmeleddin İhsanoğlu - Muhammed Safiyuddin Abu'l-izz. İstanbul 1993. [Kitap Tanıtımı]

Belleten · 1997, Cilt 61, Sayı 230 · Sayfa: 165-170
Tam Metin
İstanbul'da bulunan İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) ile Kahire'de bulunan Arap Birliği Araştırma ve İnceleme Enstitüsü'nün ortak çalışmasıyla hazırlanan "el Alâkâtu'l-Arabiyye't-Turkiyye Mine'l-Manzûreyni'l-Arabî ve 't-Turkî" (İki Tarafın Görüş Açılarından Arap - Türk Münasebetleri) adlı eser (1991-1993), karşılaştırmalı bir bakış açısıyla, Türk ve Arap araştırmacıların konu üzerindeki görüşlerini sergilemektedir.

ELENA FRANGAKIS-SYRETT, The Commerce Of Smyrna in the Eighteenth Century (1700-1820), Akhens 1992, (Centre for Studies Asia Minor Studies) XIX+375 s. [Kitap Tanıtımı]

Belleten · 1997, Cilt 61, Sayı 230 · Sayfa: 161-164
Tam Metin
Osmanlı Devleti'nin özellikle XVII. yüzyıldan sonraki en önemli dış ticaret limanlarından birisi olan İzmir Şehri, son yıllarda önemli bir araştırma mevzuu olmuştur. D. Goffman'dan sonra, Elena Frangakis-Syrett Hanımefendi de, şehrin XVIII. yüzyıldaki ticaret hayatını incelemiş ve yayınlamıştır.

Acemhöyük Gümüş Hazinesi

Belleten · 1997, Cilt 61, Sayı 231 · Sayfa: 233-272
Tam Metin
Acemhöyük'te son yıllarda yapılan kazılar Hatipler Sarayı'nın batısındaki kuzeybatı açmasında yoğunlaştırılmıştır. Bu alanda, Assur Ticaret Kolonileri Çağı'na ait özel evler bulunmaktadır. 1992 yılında bu açmada saraylarla çağdaş olan III. kata ait yapıların bir kısmı açığa çıkarılmıştır.

Osmanlıların Siyasî İlticalara Bakışı Ya da 1849 Macar-Leh Mültecileri Meselesi

Belleten · 1997, Cilt 61, Sayı 231 · Sayfa: 339-386
Tam Metin
Günümüzde devletlerin medeniliğini, insan haklarına bakışını, liberalistliğini yahut da demokratlığını tespit etmeye yarayan en önemli ölçülerden birini, siyasi suçlara bakış açısının oluşturduğunu dünya kamuoyunun büyük çoğunluğu kabul etmiş durumdadır. Ülkelerin adi suçluları cezalandırma şekli ne olursa olsun siyasi fikirlerinden dolayı kişilerin mahkum edilmeleri genelde tasvip görmemektedir. Diğer suçluların aksine siyasi suçlular uluslararası düzeyde hüsn-ü kabul görmüşlerdir. Bilhassa yaygın biçimde XIX. yüzyılda Avrupa'da çıkan ve Osmanlı Devleti'ni de etkileyen siyasi mülteciler kavramı, uluslararası ilişkilere tesir eden politik bir nitelik kazanmıştır. Osmanlı Devleti'nin 1849 yılında ülkesine sığınan ve büyük çoğunluğu Macar ve Leh asıllı olan mültecilere karşı uyguladığı politikanın bugünkü anlayışın yerleşmesinde çok önemli katkısının olduğu kanaatindeyiz. Tanzimat devri Osmanlı bürokrasisinin ve diplomasisinin en önemli imtihanlarından biri olan mülteciler hakkında yazılan bazı makalelere rağmen, hadiseye ilişkin Osmanlı politikasının çok daha ayrıntılı bir izahının yapılması gerektiği düşüncesi ile bu araştırmayı yapmaya karar verdik.

Osmanlı İmparatorluğu'nun Son Dönemi ve Türkiye'yi Bölme Çabaları (1908-1918)

Belleten · 1997, Cilt 61, Sayı 231 · Sayfa: 387-428
Tam Metin
Son zamanlarda kimi Avrupa ve Amerika arşivlerinde araştırıcılara açılmış olan ilk kaynak belgelerin de kanıtladığı gibi, Fransa, İngiltere, Rusya ve Almanya denli güçlü devletler, Yakın ve Orta Doğu'yu kendi etki ve egemenlikleri altına almak için yıllardan beri birbirleriyle yarışıyorlardı. Birinci Dünya Savaşı'ndan önce, savaş günlerinde ve savaştan hemen sonra, onların düzenlerine hedef oluşturan başlıca ülke, Osmanlı İmparatorluğu'ydu. Güçlü devletler, Osmanlı ülkelerinin bol kaynaklarını sömürmek ve İmparatorluğu kendi pazarlarına bağlamak amacıyla her türlü önleme başvurarak Türkiye'ye sızmak için uğraşıyorlardı. Onları en çok ilgilendiren kaynaklardan biri de petroldü. Orta Doğu ülkelerindeki bol petrol kaynaklarını ele geçirmek için birbirleriyle düşmanlık düzeyinde bile yarışa girişiyorlardı. Gerçekte, Birinci Dünya Savaşı'nın patlamasına neden olan başlıca etkenlerden biri de, güçlü devletler arasındaki bu ekonomik yarışmaydı.