4090 sonuç bulundu
Yayınlayan Kurumlar
- Türk Tarih Kurumu 4090
Yazarlar
- Salâhi R. Sonyel 45
- TAHSİN ÖZGÜÇ 43
- ARİF MÜFİD MANSEL 42
- SEMAVİ EYİCE 40
- Mahmut H. Şakiroğlu 38
- İ. HAKKI UZUNÇARŞILI 37
- U. BAHADIR ALKIM 36
- İlber Ortaylı 32
- AYDIN SAYILI 31
- Mücteba İlgürel 31
Anahtar Kelimeler
- Tarih 338
- Osmanlı 273
- Osmanlı İmparatorluğu 175
- Türkiye 149
- Osmanlı Devleti 143
- Türkler 138
- Anadolu 132
- Ottoman Empire 118
- Mustafa Kemal Atatürk 103
- Ottoman 100
Some Interpretations Concerning the Relief Decoration of the Column-Capitals of the Kursi in the Mosque of Bozüyük
Belleten · 1979, Cilt 43, Sayı 169 · Sayfa: 66-72 · DOI: 10.37879/belleten.1979.66
Özet
Tam Metin
The mosque of Kasım Pasha in Bozüyük has been mentioned in m.any travel books, and is famous because of its coloured - glaze fayance decorations. It has been constructed in 1528 as a part of a large building complex consisting of quest houses, kitchens and a kervansaray. A tile of the minber bearing an inscription that the bath was built in 1525 by Kasım Paşa indicates that there have been many changes in the mosque after a fire and it was re - built in the eighteenth - century, probably using the tiles of a bath, location of which is unknown. The most important part of the mosque is a kürsi on the left - hand corner of the mosque resting on four columns brought by Kasım Pasha from Hama, who was the governer (mutasarrıf) of that city during 1516 - 20. The most remarkable part of the columns is the carved decoration of the capitals containing vegetal, animal and human motifs. Its inscriptions bear the name and the titles of the Ayyubid ruler Sultan al - Malik al - Muzaffer Taqi al - Din Mahmûd, which indicates a date in the thirteenth century.
Amerikan Belgelerinde Türk Yazı Devrimi
Belleten · 1979, Cilt 43, Sayı 169 · Sayfa: 107-214 · DOI: 10.37879/belleten.1979.107
Özet
Ellinci yılını andığımız Türk yazı devrimi, zamanında, dış dünyada yankılar yapmıştır. Bu arada Amerika'da da ilgi uyandırmıştır. Türkiye'deki Amerikan Büyükelçiliği bu konuya önemle eğilmiştir. Vaşington'daki Amerikan Diplomatik Arşivlerinde Türk yazı devrimi üzerine epeyce belge bulunmaktadır. Amerikan Diplomatik Arşivleri Müdürü Sayın Milton O. Gustafson aracılığıyla bu belgelerin örneklerini sağladık. Kendisine burada teşekkürü borç biliriz. 12 Ekim 1927 günü güven mektubunu Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal'e sunarak Türkiye'de göreve başlayan Amerikan Büyükelçisi Joseph C. Grew, Arap harflerinden yeni Türk harflerine geçişimizi bir yıl boyunca yakından izlemiştir. 1928 yılı ortalarından 1929 ortalarına kadar Vaşington'a birçok rapor yollamıştır. Türk yazı devriminin nasıl hazırlandığını, nasıl başarıldığını, ne gibi sonuçlar verdiğini hükümetine anlatmıştır. Devrimin ellinci yılında bu belgeleri yayınlamak uygun görüldü.
Osmanlı Elçisi Ebubekir Ratip Efendinin Viyana Mektupları
Belleten · 1979, Cilt 43, Sayı 169 · Sayfa: 73-106 · DOI: 10.37879/belleten.1979.73
Özet
Tam Metin
Ebubekir Ratip Efendi, Osmanlı Devleti'nin Avusturya nezdine gönderdiği son muvakkat (ad hoc) elçi olmuştur. Ebubekir Ratip'in görevinin bitiminde yazdığı sefaretname ve takrirler, Avrupa'nın o tarihlerdeki askeri, idari ve mali örgütlenmesi hakkında çok ayrıntılı bilgileri kapsamış ve Padişah III. Selim'in ıslahat hareketlerine önemli ölçüde ışık tutmuştur. Arapça ve Farsça dillerini bilen, şair ruhlu, bilgili ve yaratıcı bir kişiliğe sahipti Ebubekir Ratip Efendi. Ebubekir Ratip, ıslahatçı Padişahının gerçek bir temsilcisiydi ve yeni bir diplomat tipini simgelemekteydi. Başka bir deyişle, Ebubekir Ratip Efendi, kendinden önceki elçiler gibi öncelikle usûl ve teşrifat sorunları üzerinde durmamakta; onu daha çok değişik kurumların örgütlenmeleri, bu örgütlerin yapısal sorunları ilgilendirmekteydi. Örneğin, Ratip Efendi Avusturya'da Askeri Akademi'yi ziyaret etmiş ve sefaretnamesinde Avusturya'nın askeri örgütlenmesi konusunda çok ayrıntılı bilgiler yer almıştı.
Kitaplardan Haber [Kitap Tanıtımı]
Belleten · 1979, Cilt 43, Sayı 170 · Sayfa: 517-522
Özet
Suriye'de 8 Mart 1963 darbesinin ardından iktidara gelen Baas Partisi'nin kurduğu yeni rejimin biçimlendiği 1963 - 1966 yıllarını kapsayan dönemde Suriye'de önemli toplumsal ve siyasal değişiklikler olurken, Baas Partisi'nin niteliği de büyük ölçüde değişime uğramıştır. Itamar Robinovich, Baas Partisi'nin özgün belgelerine, anılara, polemik kitaplarına, Arap basınına ve radyo yayınlarına dayanarak Suriye tarihinin bu fırtınalı ve önemli dönemini incelemektedir. Kitapta, sözkonusu dönemin kronolojisi saptanmakta, bu dönemi biçimlendiren sorunlar ve etkin güçler incelenmekte, bu değişiklik ve gelişmelerin önemi değerlendirilmektedir. Yazar, Suriye ordusunun önderleri ile Baas Partisi örgütü arasındaki kendine özgü bağıntı, Suriye ile Mısır ve Nasır arasındaki karmaşık ilişki ve Baas rejimi ile Suriye halkının arasındaki bölünmeye ağırlık vermektedir. Kitap, Suriye hükûmetlerinin listesi, Baas Partisi ve Suriye'nin önde gelen kişileri ile Baas Partisi'nin bellibaşlı ideolojik metninin ilk İngilizce çevirisinin yer aldığı ekleri de kapsamaktadır.
Türk Tarih Kurumu Genel Müdürü Uluğ İğdemir'in 80. Doğum Günü Töreninde Yapılan Konuşmalar
Belleten · 1979, Cilt 43, Sayı 170 · Sayfa: 523-535
Özet
Türk Tarih Kurumu Genel Müdürü Uluğ İğdemir'in 80. doğum günü nedeni ile 31 Mart 1979 Cumartesi günü saat 18 de Türk Tarih Kurumu konferans salonunda düzenlenen törene üçyüze yakın davetli katılmıştır. Törende yapılan konuşmaları sırasıyla aşağıya alıyoruz:
PAOLO PRETO, Venezia e i Turchi (Venedik Cumhuriyeti ve Türkler), Firenze (Floransa) 1975, 554 Sayfa. Facoltâ di Magistero dell'Universitâ di Padova XX. Yayınlayan G. C. Sansoni, Firenze (Floransa) [Kitap Tanıtımı]
Belleten · 1979, Cilt 43, Sayı 169 · Sayfa: 227-239
Özet
Tam Metin
Venedik Cumhuriyeti'nin yüzyıllar boyunca sürdürdüğü Şark ticareti esnasında XIII. yüzyıldan itibaren karşı karşıya geldiği Türk dünyasına hemen ilgi gösterdiği anlaşılıyor. Venedikliler karşılaştıkları bu yeni gücün ne olduğunu araştırmağa giriştiler. En eski Venedik belgelerinde, Türkler ile yapılacak ilişkilerin neler olması gerektiğine dair kayıtlar bulunmaktadır. Matbaanın geniş okur kitlelerine hitap etmeğe başlamasından sonra da Türkler hakkında basılan kitapların sayısı çoğalmaya başladı. C. Göllner'in sabırlı çalışmaları sonunda derli toplu bilgi sahibi olduğumuz bu yayınlar eski dünyada Türklerin nasıl görüldüğüne dair bilgiler vermektedir. Malzeme vermenin yanı sıra, bilimsel yöntemlerle incelenmesi ve araştırma yapmak isteyenlere yeterli bilgi vermesini istediğimiz kitaplara da rastlamaktayız. Bunlar arasında şimdiye dek eksik kalan İtalyan gözlemcilerinin, bilhassa Venediklilerin nasıl izlenimler taşıdığına ve Türkler hakkında nasıl kanaatler taşıdığına ait bir boşluk şimdi giderilmiş bulunmaktadır. Padova Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Paolo Preto, daha önce müteveffa Tommaso Bertelé'nin İstanbul'daki Venedik elçilerinin oturdukları sarayı incelerken, Osmanlı devleti başkentinde meydana gelen olayları kronoloji sırasıyla bir araya getirdiği bilgilere ek olarak, şimdi yalnız İstanbul'da değil fakat aynı zamanda Venedik kentindeki Türkleri incelemekten başka bu arada Venedik yazın ve düşün dünyasında yapılmış belli başlı yapıtları taramak suretiyle çok değişik bir kitap meydana getirmiş bulunmaktadır.
DIANA GRIMWOOD - JONES DEREK HOPWOOD and J. D. PEARSON, Arab Islamic Bibliography. The Middle East Library Committee Guide, Susse 1977, XVII - 292 Sayfa. İç kapakta ek olarak: Based on Giuseppe Gabrieli's `Manuale di Bibliografia Musulmana'. With the assistance of J. P. C. Auchterloine, J. D. Latham, Yasin Safadi. [Kitap Tanıtımı]
Belleten · 1979, Cilt 43, Sayı 169 · Sayfa: 240-246
Özet
Tam Metin
İslam dünyası için yaptığı kaynakça yayınları ile tanınan J. D. Pearson', iki meslekdaşı ile birlikte büyük bir gereksinmeyi gideren yeni bir yapıt hazırlatmıştır. Eski kuşağın tanınmış İtalyan doğubilimcilerinden Giuseppe Gabrieli'nin bugün için eskimiş olmakla beraber yenisi yazılmayan Manuale di Bibliografia Musulmana (İslam Kaynakçısı Elkitabı) adlı yaptırım yeni yöntemlerle ve birçok eksiğini tamamlayan yayını yapılmış bulunuyor. Aynı tarzda Türk araştırmaları için bir kaynakça beklemekte olduğumuz için, bu güzel yayından yararlanarak düşüncülerimizi ortaya koymak istedik. Kitap bir kişi tarafından değil, çeşitli konuları ele alan araştırıcılar katkısıyla hazırlanmıştır. Böylece bir kişi için kaçınılmaz olan eksiklikler en az sayıya indirilmiştir. Sonuna konulan dizinler, kişi adları ile başlıklar ve anonim yapıtları da içermektedir. Başlangıç sayfalarında (VIII-XII) J. D. Pearson, bu kitaba esas olan G. Gabrieli'nin yaşamı ve yapıtları hakkında bilgi verdikten sonra kitabın amaçlarını açıklamaktadır. Kullanılan kısaltmalar (XIII-XVII) taranan dergilerin sayısına dair bilgi vermektedir. Kısaltması yapılmayanların sayısı kitap içinde bir hayli fazladır.
Arkadaşımız İbrahim Olgun'u Yitirdik
Belleten · 1979, Cilt 43, Sayı 169 · Sayfa: 247-249
Özet
Kurumumuzun Osmanlıca uzmanı yazar ve öğretmen arkadaşımız İbrahim Olgun'u 9 Aralık 1978 günü en verimli çağında yitirmenin acısı içindeyiz. Arkadaşımız Kültür Bakanlığı'nın düzenlediği bir toplantıda geçirdiği bir kalp krizi sonunda aramızdan ayrıldı ve 12 Aralık 1978 Salı günü Kurumumuzun giriş holünde düzenlenen bir törenden ve Hacı Bayram Camiinde kılınan cenaze namazından sonra toprağa verildi. Kurumdaki törende Başkanımız Ord. Prof. Enver Ziya Karal şu konuşmayı yaptı : Geçen Cuma günü idi. Sayın Genel Müdür Uluğ iğdemir ile Kurumdan çıkmak üzere idik. Holde İbrahim Olgun'a rastladık. O da çıkmak üzere idi. Yüzünde her zamanki tatlı tebessümü vardı. Bir süre kapının önünde konuştuk. Sonra birbirimize iyi tatiller dileyerek ayrıldık. Kim derdi ki, onunla bu görüşmemiz son olacakmış. Kim düşünebilirdi ki, onun kurumdan o günkü çıkışı son çıkışı imiş. insanoğlu nereye giderse gitsin, nerede bulunursa bulunsun, kaderi peşini bırakmaz, onunla beraber olurmuş. İbrahim'i bu beklemediğimiz sonsuzluk yolculuğuna çıkartan kaderinden başka ne olabilir ki? Öyle sanıyorum ki onun üzerimizde bıraktığı ve daima hatırlayacağımız yüzünü süsleyen o tatlı tebessümü idi. Bu tebessümün arkasında saklı nezaketini ve arkadaşlığını daima hatırlayacağız.
ZSUZSA KAKUK (Oku: Juja) "Mai Török Nyelvek I." Bugünkü Türk Dilleri I. giriş. Elyazması çoğaltma. Budapeşte 1976, 140 sahife (Tankönyv kiadö = Ders kitapları yayınevi) [Kitap Tanıtımı]
Belleten · 1979, Cilt 43, Sayı 172 · Sayfa: 855-858
Özet
Tam Metin
Bayan Prof. Zsuzsa Kakuk, Budapeşte'deki Eötvös Loránd Bilim Üniversitesi Felsefe Fakültesine bağlı Türk Filolojisi Kürsüsü başkanıdır. Türkçeyi kusursuz konuşan genç profesör Ardıneth ve Ligeti yanında yetişmiş, Türk - Macar münasebetleri ve bilhassa Rumeli'deki Türk ağızları üzerine değerli eserler vermiştir. Yukarıda adı geçen eserini niçin hazırladığını aşağıdaki sözlerle açıklar: "Türkoloji öğretiminin birinci temel direği, öğrencilerin ders başında, herhangi bir Türk lehçesi ile meşgul olmadan önce genel olarak Türk dünyası ve Türk dilleri (Orta Türk lehçeleri) hakkında fikir ve görüş sahibi olmalarıdır. Biz bunu uyguluyoruz. Öğrenciler, ancak bu yolla Macar Türkolojisinin çok yönlü ve çeşitli Türk kavimleri ve dilleri ile bağlantısı olduğunu kavrayabilirler. Her ne kadar hayli zamandan beri, dış ülkelerde birbiri arkasından çok değerli telhis'e yönelik eserler çıkmış ise de, bunlar üniversite öğretim amacını gütmekten çok, bilimsel bir hedefi çözmeye yöneliktirler. Örneğin: Fundamenta serisinin birinci ve ikinci ciltleri, Handbuch der Orienalistik - Şarkiyat el kitabı, Rusça Sovyet Rusya halkları dilleri (yazıyki narodqf S.S.S.R)'nin Türkoloji ile ilgili ciltlerinde Baskakov, Poppe ve diğer bilginlerin makaleleri üniversitede öğretim amacı gütmezler. Müellifler belli konularda kendi görüşlerini savundukları için, bunlar yardımcı öğretim aracı olamazlar. Macarcada, aradığımız nitelikte tek eser olarak yüz yıl önce yayınlanan Vcıbery Armin'in "Türk Irkı" gösterilebilir. Bu eser Türklüğü ethnolojisi ve ethnografyası ile bir bütün olarak ele alır.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı Belgelerine Göre Osmanlı Padişahı Abdülhamit 48 Saat İçinde Kıbrısı İngilizlere Nasıl Kiraladı
Belleten · 1978, Cilt 42, Sayı 168 · Sayfa: 725-744 · DOI: 10.37879/belleten.1978.725
Özet
Tam Metin
Kıbrıs Antlaşması : 4 Haziran 1878'de Padişah Abdül Hamit'le İngiltere yönetimi arasında imzalanan ve aynı yıl 12 Temmuzda İngilizlerin Kıbrıs'ı işgal etmelerine yol açan "Kıbrıs Konvansiyonu" (Cyprus Convention) olarak anılan Savunma Antlaşmasının I. maddesi şöyle idi: "Batum, Ardahan, Kars veya bunlardan herhangi biri Rusya tarafından (Türkiyeye) geri verilmezse ve Rusya, Haşmetlû Padişahın Asya'da kesin Barış Anlaşmasınca saptanan ülkelerinden bir bölüğünü bile ileride herhangi bir tarihte ele geçirmek deneyinde bulunursa, İngiltere, bu ülkeleri silah gücüyle savunmada Haşmetlû Padişaha yardımda bulunmayı üstlenir. Buna karşılık olarak, Haşmetlû Padişah, yönetimde gerekli devrimleri daha sonra iki Devlet arasında anlaşmaya varılacağı biçimde uygulayacağı ve Babıali'nin söz konusu bölgelerdeki Hıristiyan ve öteki uyruklarını koruyacağı yolunda İngiltere'ye söz verir. Haşmetlû Padişah, ayrıca, İngiltere'nin kendi üstlenmelerini yerine getirmesi için gerekli ölçemleri (tedbir) alabilmesi için, Kıbrıs Adasının İngiltere'ce işgal edilerek yönetilmesini kabullenir". Görüldüğü gibi Kıbrıs Antlaşmasında siyasal açıdan oldukça önemli hükümler vardı, çünkü bu antlaşma gereğince, İngiltere, Türkiye'nin Asya'daki ülkelerinin bütünlüğünü Rusya'ya karşı korumayı resmen üstleniyordu. 1856 Paris Antlaşmasında üstlenilen Türkiye'nin ülke bütünlüğü güvencesi (garanti) geçersiz bir duruma geldiğinden, İngiltere, bu konuda tek başına davranmak zorunda kalıyordu. Kıbrıs Antlaşması, İngiltere Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden J. W. Headlam - Morley ve W. J. Childs açısından geniş ölçüde bir askeri üstlenme niteliğinde idi ve o sıralarda İngiliz yönetimi ve Parlâmentosu bu denli üstlenmelere pek yanaşmıyordu. Gerçi Kıbrıs'ın koşullu olarak ve geçici bir süre için işgali İngilizlerce ikinci derecede önemli sayılıyordu. Onlarca asıl önemli olan, İngiliz etki ve yetkisini Türk ülkeleri üzerinde sürdürmek amacıyla Adayı bir üs olarak kullanmaktı. İngiliz etki ve yetkisi şu iki amaca yöneltilecekti: ı . Rus saldırganlığına karşı savunma; 2. Küçük Asya (Anadolu)'daki yönetimde devrim yapılmasını sağlama.