4090 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Türk Tarih Kurumu
Dergiler
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Yazarlar
Anahtar Kelimeler

Huqqana Antlaşması (A Nüshası) Transkripsiyon ve Tercümesi

Höyük · 2011, Sayı 4 · Sayfa: 1-73 · DOI: 10.37879/hoyuk.2011.20
Huqqana Antlaşması adı ile anılan çivi yazılı tablette iki antlaşma yer almaktadır. Bunlardan biri, A I-III. sütunlar arasında yer alan I. Šuppiluliuma ile Huqqana arasında yapılan antlaşmadır. Diğeri ise, A IV. sütunda yer alan ve daha önce (?) yapılmış olan, bilinmeyen Hitit kralının Hayaša halkı ve Mariya ile yaptığı antlaşmadır. Her iki antlaşma metni, Hayaša ve Mariya adlarını içermesinden dolayı bir tablet üzerine kaydedilmiş olabilir. 1930 yılından sonra Huqqana antlaşmasının gerek A, gerekse B nüshasına ait ortaya çıkan fragmanlar, çeşitli yerlerde yayınlanan makaleler halinde dağınık olarak kalmış ve şimdiye kadar bunlar bir bütün halinde işlenmemiştir. Çalışmamız, Huqqana antlaşmasına ait bütün fragmanların ele alınarak, bir bütün halinde işlenmesinden oluşmuştur. B nüshasının yardımıyla A nüshasının kırık olan satırlarının tamamlanmasına çalışılmış, ayrıca içeriğe göre tarafımızdan yapılan tamamlamalara da yer verilmiştir. Bu tamamlamalar sonucunda A nüshasında yeni satır düzenlemeleri yapılarak, antlaşmanın transkripsiyon ve tercümesi sunulmuştur.

Elazığ Tepecik (Ortaçağ) Toplumun Erişkin Bireylerinde Topuk Dikeni Rahatsızlığının Paleopatolojik Analizi

Höyük · 2011, Sayı 4 · Sayfa: 95-110 · DOI: 10.37879/hoyuk.2011.22
Bu çalışmada, Tepecik toplumunun erişkin bireylerinin iskeletlerinde görülen topuk dikeni rahatsızlığı incelenmiştir. Topuk dikeni, calcaneus kemiğin altında görülen kemiksel çıkıntıdır. Yaygın olarak erişkin kadın ve erkeklerde görülür. Topuk dikeni için toplam 145 calcaneus kemiği incelenmiştir. Genel olarak değerlendirildiğinde, topuk dikeni görülme sıklığı % 15,86'dır. Tepecik toplumunun erkek bireylerinde topuk dikeni görülme oranı % 16,25'dir. Kadın bireylerinde ise bu lezyonun görülme oranı % 15,38'dir. Topuk dikeni rahatsızlığı Reiter's sendromu, gut, ankilozan spondilitis, yaygın idiopatik iskelet hiperostoz (DISH) ve kas-iskelet sisteminde görülen stres izleri (MSM) içinde değerlendirilebilecek bir lezyon olarak tanımlanabilir.

Erimtan Koleksiyonundaki Roma Denarius Definesi

Höyük · 2011, Sayı 3 · Sayfa: 15-85 · DOI: 10.37879/hoyuk.2011.24
Define, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü nezdinde Taşınır Kültür Varlığı Koleksiyoneri olan Sn. Yüksel ERİMTAN koleksiyonunda bulunmaktadır. Toplam 246 adet gümüş Roma sikkesinden oluşan define sikkeleri 1993 yılında satın alınarak, 103-348 envanter numarası ile envanter defterine kayıt edilmiştir. 246 sikkenin 243'ü denarius, 3'ü ise, antoninianus birimindedir. Bu üç gümüş antoninianus sikkesi definenin son imparatoru olan Elagabalus'a aittir. Define, esas olarak, 13 imparatorun saltanat süresini kapsamaktadır. Define sikkeleri, 20 farklı (imparator, imparatoriçe ve caesar) kişi adına basılmış olup, bu kişilerin portresi de sikke üzerinde bulunmaktadır. Bazı imparatorların ise, sadece veliaht (Caesarlık dönemi sikkeleri bulunmaktadır. Böylece, define içerisinde, imparatorlar, caesarlar ve imparatoriçeler olmak üzere, toplam 23 grup bulunmaktadır. Biz de kataloğumuzu 23 farklı grubun kronolojik sırasına göre düzenledik. Vespasian'dan Elagabalus'a kadar 13 imparatorun saltanat yıllarında basılmış ve toplam 20 şahsiyetin sikkelerini kapsayan Erimtan Denarius Definesi çok homojen bir yapı göstermektedir. Vespasian'dan Elagabalus'a kadar olan sikkeler, hiç aralıksız ve kronolojik bir sıra takip etmektedir. Bu definede, yalnızca Severuslar Döneminin kısa süre imparatorlarından Pertinax, Didius Julianus ve Pescennius Niger'in sikkeleri bulunmamaktadır. Buna karşılık, bunlardan biri olan Clodius Albinus iki sikke ile temsil edilmektedir.

The Roman Denarii Hoard in the Erimtan Collection

Höyük · 2011, Sayı 3 · Sayfa: 87-139 · DOI: 10.37879/hoyuk.2011.25
The hoard is in the collection of Mr. Yüksel Erimtan who is a private collector of ancient cultural objects registered at the Anatolian Civilizations Museum in Ankara. The hoard which consists of 246 silver Roman coins was purchased in 1993 and registered in the inventory book. The 243 of 246 coins are denarii and three of them are antoniniani. Those three antoniniani belong to Elagabalus, the last emperor represented in the treasure. The hoard fundamentally encompasses the reigns of 13 emperors. The coins in the treasure were struck in the name of 20 different individuals (emperor, empress and caesar) with their likenesses. Some emperors were also represented when they had been heirs to the throne (caesar). So there are a total of 23 groups as emperors, caesars and empresses in the treasure. The catalogue here shows the coins chronologically listed. The Erimtan Denarii Hoard exhibits a very homogenous entity embracing the coins of 20 individuals from 13 reigns. From Vespasian to Elagabalus all emperors are chronologically represented. Only the coins of Pertinax, Didius Julianus and Pescennius Niger, short term emperors of the Severan period lack in this treasure. However, one emperor from the same period Clodius Albinus is represented with two coins.

Hydas; Bozburun Yarımadasında Müstahkem Bir Yerleşim Yeri

Belleten · 2010, Cilt 74, Sayı 271 · Sayfa: 659-672
Tam Metin
Sur duvarları ile çevrelenmiş yüksek bir yerleşim yeri olan Hydas/Hygassos, Güney-Batı Anadolu'nun kıyı kesiminde bulunan, antik dönemde Karya olarak adlandırılan bölge içinde, yaklaşık 300 km² büyüklüğe sahip olan Bozburun Yarımadasının batı sahilinde yer almaktadır. Doğu Akdeniz ve Ege bölgeleri arasında bulunan deniz ticaret yolu bu noktada iyi kontrol edilebilmekteydi ve bölgenin karşısında sadece 18 km'lik bir mesafede Rodos adası bulunmaktadır. Hydas, Bozburun Yarımadasında varlıkları bilinen, fakat bugüne kadar literatürde sadece yarısı yer alan 18 adet kale yerleşiminden sadece birisidir. Yaklaşık 3,5 hektar gibi bir genişliğe sahip olan, kuruluşundan itibaren kyklopik sur duvarları ile çevrelenmiş ve içinde bir akropolisin bulunduğu şehir, aynı zamanda 1 hektar büyüklüğünde bir limana da sahiptir. 1998 ve 2000 yıllarında yürütülen yüzey araştırmaları sonucu tespit edilen seramik ve küçük buluntular yerleşimin Geç Tunç Çağ sonundan Geç Antik Dönem'e kadar kullanıldığını göstermektedir. Buluntulardan elde edilen verilere dayanarak, Hydas'ı kuranların Minos-Miken kültürünü benimsemiş göçmenler olabileceği söylenebilir. Malzemenin azlığı ve sınırlı karakteristik özelliği daha kesin sonuçların ortaya koyulmasında engel teşkil etmektedir. Her şeye rağmen Bozburun Yarımadasında Hydas ve Hydas gibi müstahkem yerleşimlerin kurulmasının sebeplerinin Geç Tunç Çağ sonunda Akdeniz Bölgesinde ortaya çıkan karışıklıklar ve buna bağlı olarak göç ve değişimler olabileceği düşünülmelidir.