1497 sonuç bulundu
Dergiler
- Belleten 381
- Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi 311
- Erdem 204
- Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten 193
- Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi 178
- Arış 122
- Höyük 88
- Belgeler 20
Yayınlayan Kurumlar
Yazarlar
- Nail Tan 19
- Sadettin Özçelik 10
- Hasan Ali ÇETİN 9
- Mehmet Ölmez 9
- Ahmet Karaman 6
Anahtar Kelimeler
- Osmanlı Devleti 58
- Ottoman Empire 54
- Osmanlı 43
- Ottoman 35
- Dokuma 29
- Türkiye 28
- Weaving 26
- İstanbul 24
- Osmanlı İmparatorluğu 20
- Turkish 20
Erzurum İli Vakfiyeleri̇nde Taş Özetler
Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2017, Sayı 44 · Sayfa: 355-379
Özet
Doğu Anadolu Bölgesi'nde tarihî geçmişiyle önemli bir yere sahip olan Erzurum, içerisinde barındırdığı kültürel varlıkları ile de geleceğini belirlemiştir. Erzurum'da inşa edilen eserleri üç ana grupta değerlendirmekteyiz. İlk grubu Saltuklu dönemi eserleri oluşturmaktadır. İkinci grubu İlhanlı dönemi yapıtları meydana getirir. Üçüncü grubu ise Osmanlı dönemi kültür varlıkları oluşturur. Taşa ve mermere işlenen vakfiyeleri ile Erzurum ayrı bir yere sahiptir. Bu vakfiyelerden ilki 1310 miladi tarihli Yakutiye Medresesi'dir. Yapının güney eyvanına yerleştirilen ve doğu, batı duvarlarındaki ikişer satırlık yazıt, Hoca Yakut'un Medresesi için düzenlettiği vakfının özetidir. Elbette sayfalar dolusu vakfiyelerinin tümünün taşa yazılması mümkün değildir. Vakfiyelerdeki en önemli olumsuzluk, vakfiyenin kaybolmasıdır. Bu durumdan çekinmiş olmalılar ki özetlerinin taşa veya mermere yazdırılması, vakfiyenin âdeta ölümsüzleştirilmesidir. İkinci örneğimiz Osmanlı dönemine ait XVII. yüzyıl eseri olan Caferiye Camii'nin mahfilinde, kuzey duvara yerleştirilen mermer üzerine yazılmış vakfiye özetidir. Günümüze sadece camii ve çeşmesi ile gelebilen külliyenin diğer yapılarının ve vakfedilen vakıf mallarının neler olduklarını belirleme imkânı sağlanabilmektedir. Üçüncü örneğimiz dünyada bir başka örneğini görmediğimiz bir çeşme üzerinde yer alan vakfiye özetidir. XVIII. yüzyıl eseri olan Hacı Mehmed Ağa Çeşmesi üzerinde yine mermere yazılmış on satırlık vakfiye özeti ile Hacı Mehmed Ağanın yaptırdıkları ve bağışladıkları malların özetidir. Taş vakfiye özetleri, yazı tarzları yani hattatları ve taş yontucuları yani hakkâkları açısından da oldukça dikkat çekicidir. Bu üç örnek makalemizde ayrıntılı bir şekilde değerlendirilip irdelenecektir.
“Török Népzene-I: MTA Zenetudományı Intézet - Karachay-Balkar Folksongs - Kyrgyz Folksong
Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2017, Sayı 44 · Sayfa: 389-397
Özet
Sadece Avrupa ülkelerinde değil, hemen hemen bütün dünyada önde gelen Türkoloji çalışmalarında Macar Türkologların katkıları bir hayli önemlidir. Nerdeyse iki yüz yıldan beri ortaya koydukları eserler, yeni yetişen bilim insanlarına daima yol göstermiş, ışık tutmuş ve araştırmalarına temel oluşturmuştur. Geçen yıllarda yayın dünyasına çıkmış olan kitaplar ile makalelerin büyük bir bölümü bugün bile değerini yitirmemiş, önemli birer kaynak görevini üstlenmişlerdir. Türkçenin ve Macarcanın Ural-Altay dil ailesi içinde yer alması dolayısıyla bir yandan her iki dil arasındaki ilişkiler incelenmiş, diğer yandan da Orta Asya topraklarından getirilen maddi ve manevi kültür ürünleri hakkında karşılaştırmalı çalışmalar yapılmıştır.
Türkçede Nesne Tekrarlı Fiiller” Adlı Eser Üzerine
Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2017, Sayı 44 · Sayfa: 381-387
Özet
Diğer dillerde olduğu gibi Türkçede de dil ögelerini "anlamlı dil ögeleri" ve "görevli dil ögeleri" olarak iki grupta değerlendirmek mümkündür. Türkçenin anlamlı dil ögelerini: ad soylu kavram işaretleri (adlar / isimler, zamirler / adıllar, sıfatlar / ön adlar, zarflar / belirteçler) ve eylem / fiil soylu kavram işaretleri (basit, türemiş ve birleşik eylemler / fiiller) oluşturmaktadır. Türkçenin görevli dil ögelerini ise: ekler, ek + ekler, ilgeçler / edatlar, ek + edatlar ve bağlaçlar oluşturur (Gemalmaz 1992: 153- 165; Alyılmaz 1994: 1-6; Alyılmaz 2017: 3).
“8. ULUSLARARASI DERGI FUARI”, 4 MAYIS-9 MAYIS 2017 TARIHLERI ARASINDA İSTANBUL’DA YAPILDI
Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2017, Sayı 44 · Sayfa: 415-418
Özet
TÜRDEB, TİKA, Türk Telekom WPU, Albayrak Medya, Başakşehir Belediyesi, TCDD ve Millî Eğitim Bakanlığının desteğinde gerçekleşen "8. Uluslararası Dergi Fuarı", 4 Mayıs - 9 Mayıs 2017 tarihleri arasında, İstanbul Sirkeci Garı'nda yapılmıştır. Türkiye Dergiler Birliği Derneği (TÜRDEB) ve Dünya Dergiler Birliği (World Periodical Union-WPU) tarafından Sirkeci Garı'nda gerçekleştirilen Fuar'a, Türkiye'den ve yurt dışından; öğrenci dergilerinden okul, gençlik ve çocuk dergilerine kadar pek çok farklı alanda 500'e yakın dergi katılmıştır.
Türk Dünyasından Haberler
Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2017, Sayı 44 · Sayfa: 423-441
Özet
Türk coğrafyasında yapılan faaliyetler.
UNESCO 2017 Molla Penah Vâgif Yılı’nın Azerbaycan’da İlk Önemli Eseri
Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2017, Sayı 44 · Sayfa: 403-413
Özet
3-18 Kasım 2015 tarihleri arasında Paris'te toplanan UNESCO (BM Eğitim Bilim ve Kültür Teşkilatı) 38. Genel Konferansı'nda alınan karar çerçevesinde, Azerbaycan'ın önemli şairlerinden Molla Penah Vâgif (1717-1797), doğumunun 300. yıl dönümü dolayısıyla "UNESCO 2016-17 Ünlü Şahsiyetler-Önemli Olaylar Takvimi"ne alınmıştır.
Türk Dünyası Atasözü Araştırmalarına Katkılar: “Karşılaştırmalı Türkmen Atasözleri, Kazak Atasözleri”
Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2017, Sayı 44 · Sayfa: 399-401
Özet
Türk dünyası atasözü araştırmalarına katkı sağlayacak Karşılaştırmalı Türkmen Atasözleri ve Kazak Atasözleri adlı kitaplar Türk Dil Kurumu yayınları arasındaki yerini aldı.
VAK’ANÜVİS HALİL NURİ BEY, Nûrî Tarihi, (Yayına Haz. Seydi Vakkas Toprak), Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 2015. [Kitap Tanıtımı]
Belleten · 2017, Cilt 81, Sayı 292 · Sayfa: 1031-1036 · DOI: 10.37879/belleten.2017.1031
Özet
Halil Nuri Bey tarafından yaklaşık beş yıllık bir çalışmanın ardından kaleme alınmış olan Nûrî Tarihi, 1794-1799 yılları arasında meydana gelen olayları konu edinmektedir. Kronolojik sıralamaya dikkat edilen eserde, hem devletin resmî belgelerinden hemde önceki vak'anüvis Sadullah Enverî Efendi'nin notlarından yararlanılmıştır. Nûrî Tarihi, Osmanlı Tarihi'nin 1794-1799 yılları arasındaki beş yıllık döneminin ana kaynaklarındandır. Halil Nuri Bey, altı cilt olarak hazırlamış olduğu eserini tarihe karşı ilgi ve merakıyla bilinen Padişah III. Selim'e takdim etmiştir. Karşılığında III. Selim'den övgü ve atiyeler elde etmiştir.
Yukarı Seyhan Havzası - Yukarı Ceyhan Havzası Bağlantılarını Sağlayan Antik Yol Güzegahının Merkezi: Almadere (Elmedere) Geçidi
Belleten · 2017, Cilt 81, Sayı 292 · Sayfa: 703-714 · DOI: 10.37879/belleten.2017.703
Özet
Tam Metin
Bu güzergah, Kuzey Mezopotamya'nın Kilikya'nın kuzeyinden, Toros Dağları içinden, Kapadokya bağlantısını sağlayan yoldur. Bölgedeki her güzergah ve her geçit, ticari kazanım açısından değerlidir. Bu çalışmada, Kilikya üzerinden Kapadokya ve Kuzey Mezopotamya'nın denize çıkan yolları üzerinde çok önemli bir geçit ve kavşak olan, Elmedere (Almadere) Geçidi'ni ve buradan geçen güzergahların gittikleri yönlerde bulunan yerleşim ve kalelerin tanıtılmasına çalışılmıştır. Antik dönemdeki ana yol güzergahlarından olan ve Yukarı Ceyhan Havzası - Yukarı Seyhan Havzası yollarını birleştiren Elmedere (Almadere) Geçidi'nin bağladığı yollar, Bağdaş Beli ve Mazgaç Beli'ne daha doğuda Meryemçil Beli'ne gider. Elmedere (Almadere) Geçidi'ni; Bağdaş Beli- Akyol (Ağyol)'a, Mazgaç Beli- kuzeye, Orta Anadolu'ya, Meryemçil Beli doğuya, Kuzey Mezopotamya'ya bağlar. En doğudan itibaren, Kuzey Mezopotamya ile Kültepe arasındaki direkt güzergahlardan olduğu muhtemel bu yoldan ilerlersek; Bağdaş Beli- Almadere (Elmedere) Geçidi (günümüzde Akçaluşağı Köyü Göller Yaylası civarındadır)- Akçaluşağı Köyü Esebeleni Mevki (Roma yerleşimi - nekropolü) - Tokmanaklı Köyü - Tapan Paşalı Köyü (Roma yerleşimi), buradan yol ikiye ayrılır; batıya dönen yol; Tenkerli - Uğurlubağ (Hefkereyebakan) - Kayadarlığı Geçidi'nden şimdiki Pınargözü Köyünün yukarısından geçerek, Üsküyen Geçidi'nin kuzeyine çıkar. Bir başka yol da Cevizlidere'den Çulluşağı Köyü'ne ve Üsküyen Geçidi'ne gider. Buradan Feke (Vahka)'ye, oradan da batıya yönelerek Marankeçili ve Mansurlu üzerinden Kayseri-Kültepe'ye uzanır. Esasen burası, Mezopotamya - Kültepe arasındaki önemli güzergahlardan biridir.
Ortaçağ İslam Dünyasında Köle Fiyatları
Belleten · 2017, Cilt 81, Sayı 292 · Sayfa: 715-766 · DOI: 10.37879/belleten.2017.715
Özet
Tam Metin
Kölelik bütün yönleriyle eskiçağ, antikçağ ve erken ortaçağdan İslam dünyasına intikal etmiş ekonomik, sosyal ve kültürel bir kurumdur. Köle ticareti ise bu kurumun en canlı alanını teşkil etmektedir. Köleliğin ortaya çıkışından yirminci yüzyılın başlarında ortadan kaldırılışına kadar köle ticaretinin en ilginç alanını da şüphesiz ki köle fiyatları oluşturmaktadır. Ortaçağ İslam dünyasında iki çeşit köle fiyatı ile karşılaşılır. Bunlardan biri vasıflı köle fiyatları; diğeri ise vasıfsız köle fiyatlarıdır. Rakamsal olarak bu iki fiyat arasında büyük bir uçurum bulunmaktaydı. Zira zaman zaman önemli özelliklere sahip olan marifetli ve eğitimli bir köle veya aynı vasıflara sahip çok güzel bir cariye bir servete denk bir fiyata satılırken, anılan vasıflardan yoksun herhangi bir köle veya cariye aşırı düşük bir fiyatla satışa sunulabiliyordu. Ayrıca bu dönemde köle satışlarını, dolayısıyla da fiyatlarını birçok faktör etkilemkteydi. Bu faktörleri ise şöyle sıralamak mümkündür: Simsarlık işlemleri, coğrafî ve etniksel özellikler, eğitim ve yetenekler, kölelere duyulan ihtiyaç ve elden çıkarma zarureti, salgın hastalıklar ve topluca köle ölümleri, köle isyanları, doğal afetler (deprem, sel vs.), yıkıcı iç ve dış savaşlar, aşk ve estetikle ilgili özellikler, teşhir ve tanıtım faaliyeti (reklam), köle tacirlerinin yetenek ve güvenirliği, arz-talep ilişkisi, topluca köle kaçışları ve büyük miktarlarda köle azat etme faaliyeti.